Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Rafa koymak
İhmal etmek, bir işi kasıtlı olarak geciktirmek.
Sağ “gözünü sol gözünden kıskanmak
Çok kıskanç olmak.
Gözü yüksekte
Daha yüksektekine ulaşmak istemek.
Dişinin kovuğuna bile gitmemek
Çok az gelmek.
Aklı yatmak
Akla uygun bulmak, işin olabileceğine inanmak.
Sakalı değirmende ağartmamak
Boş yere ömür sürmemiş olmak, birçok şeyleri bilmek.
Kara çalmak
Lekelemek.
Ölür müsün, öldürür müsün
Pek kızılıp da çaresiz kalındığı zaman söylenir. (*)
Eskiden derebeylerden birinin uşağı hacca gider. Dönerken efendisine bir hediye almak ister. Münasip bir şey bulamaz bir türlü. Sonunda, efendisinin ihtiyar olduğunu, çok yakında öleceğini düşünerek en uygun hediyenin birkaç arşınlık kefen olduğunda karar kılar. Bir paket yaparak hediyeyi sunmak üzere konağa gelir. Konağın kâhyasına beyi görmek istediğini söyler. Kâhya: “Bey şimdi uyuyor, göremezsin!” der. Eski uşak: “Muhakkak görmeliyim” der, “ona hediye getirdim.” Hediye adını duyan kâhya, ne getirdiğini sorduğunda uşak: “îpekliden kumaş aldım ona, kefenlice kumaş- der. Kefen sözüne içerleyen kâhya uşağı içeri almamakta ısrar eder, aralarında bir tartışmadır başlar. Gürültüyü duyan bey, öfkeyle dışarı fırlar, kavganın sebebini sorduğunda, kâhya: “Efendim- der, “eski uşağınız gelmiş, size hediye olarak kefenlik kumaş getirmiş, ölür müsün, öldürür müsün?”
Ağzını bozmak
Sövmek, kötü sözler söylemek.
İtin ürümesi para ile pulla mı?
“Varsın söylesin, aldırma” anlamında.

Pages