Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Havyar kesmek (k)
Zamanını boş geçirmek.
Tahtadan çuvaldız. Ne yitiren acır, ne bulan sevinir
Varlığıyla yokluğu bir.
Ağız yapmak
Bir gerçeği, bir durumu hemen söylemeyip, onu değişik biçimde göstermek. (*)
Bir gerçeği, bir durumu hemen söylemeyen, onu değişik biçimde göstermek isteyenlere “Ağız yapma” denir. Meyve satıcıları, her türlü meyveyi satarken onları bir düzene koyarlar. Bir tahta, bir sepet, bir kap üzerinde yığılı duran meyveleri müşteriye olduğu gibi sunmazlar. Görünen kısma, meyvenin en irisi, en göz alıcısı, en parlağını birer birer dizerler. Bunların da hoşa gitmeyecek taraflarını içe, alta getirirler. Böylece müşteride bir alma hevesi uyanır; satış çabuklaşır, kolaylaşır. İşte meyve satıcılarının, meyveleri bu hale getirmelerine “ağız yapma” derler. Böylece “ağız yapma” işlemi dilimize bir deyim olarak yerleşmiştir.
Gönülden çıkarmak
Unutmak.
Habbeyi kubbe yapmak
Küçük bir şeyi büyük göstermek. (*)
“Habbeyi kubbe yapmak” deyimi, küçük bir şeyi büyük göstermek anlamında söylenir. “Kubbe”, bilindiği gibi, yarım küre ya da toparlakça kümbet biçimi verilen yapı demektir (cami kubbesi gibi). “Hap” Arapça tane demektir. Akik ya da neceften yapılmış teşbih taneleri, zincirle bir Bektaşi giysisi olan hayderinin göğüs kısmının iki yanına takılırdı. Buna “destegül” de denirdi. “Habbe” ise, Hasan'la Hüseyin’e duyulan sevgi anlamında “Hubb-i Hasaneyn”e işaretti. Habbeyi, Bektaşıler takardı. Hasan’la Hüseyin’e aşırı derecede sevgi gösterenlere söylenen bu söz bugün.bir deyim haline gelmiştir. Bir insanın, işinin berbat olması, kötü bir doruma düşmesini anlatmak için -hapı yuttu- deriz. Dördüncü Murat'ın yasaklarla dolu zamanında, afyon yutmak da yasaklar arasındaydı. Bir gün Murat, Hekimbaşısı Emir Çelebi'nin bu yasağa uymadığı hakkında bir ihbar alır. Çok sevdiği birinin buyruğuna uymayışına inanamaz. Ama ihbarcı ısrar eder: -Padişahım!” der. “entari ceplerini yoklayınız. Afyon, haplar halinde bir altın hokka içindedir. Bulamazsanız cezama razıyım.” Murat. Hekimbaşı Emir Çelebi ile satranç oynadığı bir sırada ansızın: “Cebinde ne varsa boşalt Çelebi!” der. Hakkında bir ihbar olduğunu hemen anlayan Çelebi, büyük bir korkuyla cebinden hokkayı çıkarır; içindekilerin İslah edilip zararsız bı rakılan afyon hapları olduğunu söyler. Padişah büyük bir öfkeyle : “Mademki zararsız, hepsini de yut bakalım!” diye bağırır. Hokkadaki panzehir de olsa yutulamayacak olan afyon haplarını Çelebi, teker teker, gözleri yaşaya yaşara yutar. Bu halden hayli üzülen Hekimbaşı. tedaviye kalkışanlara izin vermez. Bu şartlar altında yaşamanın zorluğunu anlayarak ölmeyi, yaşamaya tercih eder, ölümünü daha da çabuklaştırmak için bir bardak buzlu şerbeti başına dikerek orada’ can verir.
Midesi kaldırmamak
Ayıp görülecek bir işi yapmamak.
Göz alıcı
Alımlı.
Dile vermek
Gizli kalması gerekli bir şeyi açığa vurmak.
Kuru yere kurt düşürmek
Hiçbir neden yokken olay yaratmak.
Kellesi koltuğunda olmak
ölümü göze almak.

Pages