Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Acele yürüyen yolda kalır.
Acele yapılan işte genellikle olumlu sonuç alınamaz.
Emeksiz (emek olmadan) yemek olmaz.
Emek, insanın beden yada kafa gücüdür. Dünyada varolan her şey bunların ürünüdür. Emek harcamadan elde edilen ürün, hakedilmeden, başkasını sömürerek sağlanmış olur. En doğal ürün, emek karşılığı olanıdır! , Emek, en yüce değerdir.
“Yemek istersen bu yolda ekmek Emeksiz kimseye verilmez yemek.” (Yesari)
Üzümü ye de bağım sorma.
Birine verilen bir şeyin, nereden alındığı sorulduğunda, fazla kurcalamaması gerektiğini hatırlatmak için söylenir.
Arsızın yüzüne tükürmüşler, “yağmur yağıyor” demiş.
Her türlü aşağılama karşısında aldırmayan, utanmayan kimseler için söylenir.
Gelene git denilmez.
Kendiliğinden gelen bir konuk kovulmaz. İstemeden verilen güzel bir şey geri çevrilmez.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Bir işin sorumlusunun o işi yapanın olduğu anlatılır. “Çün ayağından asılır her ganem.”
“Çün ayağından asılır her ganem.” (Atayi)
Kabahat (suç) öldürende değil, ölendedir (Kabahat ölende mi, öldürende mi?)
Kimi zaman suç ölende aranır, öldürene bu işi işlettiği, onu tahrik ettiği için. / Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına (üstüne) almaz. İnsanların işledikleri kusuru kusur saymadıklarını, kendilerini haklı gördüklerini yada kusurlu olmak istemediklerini anlatır.
Kurda “neden boynun (ensen) kalın?” demişler, “işimi kendim görürüm de ondan” demiş.
Bir işi, kendi elinden geldiği, zaman ve imkânı olduğu halde başkalarına yaptırmak kınanacak bir davranıştır. İşini kendi yapanlar ise iş sevgisini kazanmış, övülmeye değer kimselerdir.
“Her işini gözün göre kendin gör İl eliyle tutmak olur yılanı.” (Salburcuoğlu)
Ağaç, meyvası olunca başını aşağı salar.
Olgun kişiler, insanlara tepeden bakmazlar, alçak gönüllü olurlar.
Kanaat gibi devlet olmaz.
Elindekiyle yetinmenin, açgözlü olmamanın büyük bir erdem olduğunu anlatır.

Pages