Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Mahkeme kadıya mülk değildir (olmaz).
Kimi insanların bir makama geçtiklerinde, bir daha ayrılmayacakmış gibi, kendilerini çok yükseklerde görmeleri ve buyruğundakilere eziyet etmeleri halinde söylenir.
Az tamah çok ziyan getirir.
Bir şeyin en iyisine, en güzeline ulaşmayı herkes ister, ama yoluyla. Bir merdivenden çıkarken önce birinci, sonra ikinci basamağa basmak gerekir. Sonuncu basamağa basmak isteyen, kuşkusuz düşecektir.
“Az tama’ çok ziyan getirir her an Kanaattir nefse yular aemişler.” (Mevci)
Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.
Akılsız ve kişiliği zayıf kimselerle ilişkide ölçülü davranmak, fazla yakınlık kurmamak gerektir.
Suçu gelin etmişler, kimse güvey girmemiş.
Bak: “Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına (üstüne) almaz.”
Herkesin geçtiği köprüden sen de geç.
Denenmiş şeye güven duymanın gereğini anlatır.
Harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmaz.
Görevini yapmayan, verilen cezayı unutamaz.
Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur.
Düşünülmeden yapılan işlerden sonunda büyük üzüntü doğar.
Buğday başak verince orak pahaya çıkar.
Bir şeyin değeri, o şey lâzım olduğu zaman anlaşılır. “Abanın kadri yağmurda bilinir” atasözüyle eşanlamlıdır.
Can candan şirindir (tatlıdır).
Başkasının canı ne kadar önemliyse de insanın kendi canı daha değerlidir.
Gören gözün hakkı vardır.
Görülüp de imrenilecek küçük şeylerden görene pay ayırmak anlamında söylenir.

Pages